Hrant Dink ve Adalet için
Posted in Politika on Nisan 2, 2009 by mıro mondoKardeşime Dokunma
Posted in QUEER POLİTİKA on Mart 29, 2009 by mıro mondo
KARDEŞİME DOKUNMA KAMPANYASI’nın şu andaki gündemini, Cihangir’deki evinde bıçaklanarak katledilen kardeşimiz Ebru’nun ölümünde apaçık ortaya çıkan transfobi ve ayrımcılık oluşturuyor. Bu semtte travestilere karşı yıllardır devam eden devlet kaynaklı/destekli ve sistemli faşist terörü teşhir etmek, kardeşler arasında bir dayanışma zinciri oluşturmak ve semt halkını olan bitenden haberdar etmek gibi bazı çalışma konularımız var. Bu başlık altında 21 Mart Cumartesi saat 14:00′de Firuzağa Camiinin önünde buluşup hazırladığımız bildiriyi Cihangirde yaşayanlara ulaştırmak üzere gruplar oluşturacağız. KARDEŞİME DOKUNMA diyen herkesi davet ediyoruz.
KARDEŞİME DOKUNMA İNİSİYATİFİ Kardeşime Dokunma
kardesimedokunma@gmail.com
http://kardesimedokunma.wordpress.com/
Henüz Değil – Not Yet!
Posted in QUEER POLİTİKA on Mart 28, 2009 by mıro mondoKıbrıs’da Eşcinsellik Belgeseli | Facebook
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde, İngiliz idaresi döneminden beri yürürlükte bulunan, eşcinselliği suç kapsamında tutan Fasıl 154 Ceza Yasasının, topluma ve eşcinsel bireylere nasıl yansıdığını, bunun yanında KKTC’deki eşcinsellerin durumunun psikolojik, sosyolojik ve hukuksal açıdan birkaç tanık ve değişik meslek gruplarındaki bireylerin röportajlarıyla irdelendiği bir belgesel.
Cripple and the Starfish
Posted in DANS ve HAREKET, QUEER POLİTİKA, VIDYOLAR on Mart 28, 2009 by mıro mondo

Newroz Pîroz Be!
Posted in QUEER POLİTİKA on Mart 26, 2009 by mıro mondoNewroz Pîroz Be!
Newroz Pîroz Be! | Kaos GL Hewal Azad’in haberi
Bu yıl Diyarbakır sokaklarında, gökkuşağı bayrağı ile anarşinin kara bayrağı Newroz alanında birlikte dalgalandı. Piramid LGBTT, geçen yıl ilk kez Newroz’da gökkuşağı bayrağı açmıştı.
Kişilik Gelişim Teorileri: Özgür kişiliklerle toplumsal barışa katkı
Posted in QUEER POLİTİKA on Mart 26, 2009 by mıro mondo
Kişilik Gelişim Teorileri:
Özgür kişiliklerle toplumsal barışa katkı
Değişik grupların eşit yasal haklara sahip olarak yaşadığı ülkelerde farklılıkların, her kesimin gelişmesine ve toplumun bütünlüğüne katkı verecek bir kültürel zenginlik olarak algılanmasının gerekliliği, Batı Avrupa’da 1950’lerde belirginleşmiş ve o yılların sosyal politikalarına yansımaya başlamıştır. Amerika’daki ırksal ayrımcı kesimlerin politik yenilgisi ve siyahların eşit sosyal hak taleplerini kazanmalarından sonra, 1970’lerdeki toplumsal barış ve ortak bir Amerikan kültürünü oluşturma arayışı da yeni politikalar ve akademik çalışmalar üretmiştir. Kişilik gelişimi üzerine yapılan psikolojik ve sosyal araştırmalar sonucunda geliştirilen teoriler, kişisel ve toplumsal kimlik oluşum süreclerinin anlaşılmasına, özeleştiriye ve ayrımcılığa karşı profesyonel pratiklerin geliştirilmesine katkıda bulunmuştur.
2000’lere gelindiğindeyse okullarda, polis ve orduda, iş yerlerinde ve daha birçok alanda, farklı kimliklere hizmet verirken yer alabilecek ayrımcılığın giderilmesi için eğitim programları verilmeye başlanmıştır. Yine de birçok batı ülkesinde bugün, ayrımcılıkla mücadele eğitimi, sosyal ve kültürel eşitlik politikaları ve uygulamaları yetersiz kalmaya devam etmektedir. Bizim coğrafyamızdaysa, barışın sağlanması ve daha insanca bir yaşam için, farklılıkların birer çatışma unsuru olmaktan çıkartlııp kabullenilmesi ve çoğulculuk üzerine kurulan ortak bir kültürün yaratılmasının eşiğine gelmiş gibi(mi)yiz?!
Türkiye’de bu sıralarda, bazı açılımların büyük çelişkilerle de olsa başlatıldığı gözlemleniyor. Dileğim, TRT’nin Kürtçe Şeş kanalının açılması ve Güneşi Gördüm filminin Galasına Ankara’daki bütün politik çevrelerin katılmasının, seçim öncesi yapılan yatırımdan öte geniş çaplı politik bir açılımın ve çoğulcu bir topluma geçişin ilk adımlarının işareti olması.
Coğrafyamızdaki ırk, etnik, pan-etnik, azınlık ve çoğunluk çatışmalarının kökenindeki kişisel ve grup psikolojik dinamiklerinin anlaşılmasına ve aşılmasına katkı verebileceğini düşündüğüm, Kişilik Gelişim Teorilerine çok kısaca değinmek istiyorum. Bu teoriler, batı kültürüne sahip ülkelerde sosyal hizmetler, psikoloji, danışmanlık vb eğitimlerinde, farklı kimliklere duyarlılığın arttırılması ve ayrımcılığın giderilmesi amacıyla verilen derslerde yer almaktadır. İnternette yaptığım aramada bu teorilerle ilgili Türkçe hiçbir yazı çıkmaması, bu konuların Türkiye’deki öğretim programlarında yer almadığını düşündürüyor. Türkiye’de şimdiye kadar farklılıklar görmezden gelindiği ve azınlıklar asimile edilmeye çalışıldığı için, profesyonel eğitim ve pratiklerde de uğranan ayrımcılıkları giderecek çalışmaların henüz başlatılmadığını anlıyorum (?).
Batı kaynaklı herhangi bir teorinin bizim coğrafyamızda aynen geçerli olacağını düşünmemekle beraber; bu teorilerin kişilik gelişimindeki psikolojik, sosyal ve kültürel dinamikleri anlamamız ve geliştirmemiz için bir başlangıç noktası oluşturabileceği inancındayım. Cross (1971) ve Atkinson, Morten & Sue (1979) tarafından geliştirilen iki farklı Azınlık Kişilik Gelişim Modelleri, bir çok araştırmacının eleştiri ve katkılarıyla günümüzdeki şeklini almıştır. Büyük bir genelleme yaparak, Azınlık ve Çoğunluk Kişilik Teorilerinin, kişilik oluşumunu aşağıda sıraladığım devrelerle açıkladıkları söylenebilir.
Bu devrelerin ard arda, farklı sıralarda ve hatta birkaçının eş zamanda yaşanabildiği gözlemlenmiştir. İnsan bilimlerin araştırma sonuçları ve üretilen teoriler, kesin ve kalıcı olmayıp sürekli geliştirilebilir niteliktedir; ki aslında bu bütün bilim alanlarında böyledir. Ayrıca insan yapısı değişken, çok boyutlu ve karmaşık olduğundan, herhangi bir teorinin insan ilişki dinamiklerini tam olarak ve bütün durumları ayrıntılarıyla açıklayabilmesi imkansızdır. Azınlık ve Çoğunluk Kişilik Gelişim Teorilerinin de, değişik coğrafyalara ve toplumlara uyarlanması gerekiyor.
Azınlıkların Kişilik Gelişim Devreleri
1. Kendi grubuna konformist olmak ve başka kimliklerin veya kendi farklı alt kimliklerinin farkındalığında olmamak (kendi grup kimliğinin ve diğer kimliklerin bilincinde olmamak)
2. Başka kimliklerin farkındalığının kendi kimliğinde çelişki ve zorlama yaratması
3. Kendi grup kimliğini kucaklamak veya red etmek; veya alt kimliklerin yarattığı iç kimlik çatışması nedeniyle kendi içine kapanmak
4. Kendi grup kimliğinin eleştiriye tabi tutularak içselleştirilmesiyle, kendi (alt kimlikleri de dahil) ve farklı grup kimliklerinin bilincine varmak
5. Kişiliğin bütünlük kazanmasıyla, kendi grup kimliğine bağlılıkla birlikte otonom düşünebilmek ve farklı kimliklere ilgi ve saygı duymak
Çoğunluk Kişilik Gelişim Devreleri
1. Başka kimliklerle karşılaşmak
2. Kendi kimliğinin zorlanması, iç kimlik çelişkisi veya kimlik krizi nedeniyle başka kimlikleri inkar ve red etmek
3. Kimlik bütünlüğünün sözde sağlanmasıyla kendi kimliğinin üstünlüğüne inanmak
4. Kendi grubundan sözde bağımsız kimlik oluşturulmasıyla, başka kimliklere hoşgörü göstermekle birlikte sıkça çelişen tavır ve davranışlarda bulunmak
5. Başka grup kimliklerine ilginin artması veya kucaklanmaları
6. Otonom kimliğin gelişmesiyle, kendi grup kimliğine ve farklı kimliklere eleştirisel yaklaşımla bağlılık ve saygı duyma
(Burada ‘kucaklama’’yı, kendini aşırı bir şekilde verme/bağlama anlamında kullandım.)
Not: İçerik, yazım şeklim, kullandığım dil vs hakkında yorum ve eleştiriler almak istiyorum.. Olursa çok sevinirim.. 1982′den beri Avrupa’da yaşadığımdan ve Türkçe yazmaya son zamanlarda yeniden başladığımdan bazen çok kötü yazabiliyorum…
İngilizce kaynaklar:
Counseling American Minorities: A Cross-cultural Perspective
By Donald R. Atkinson, George Morten, Derald Wing Sue
Contributor Donald R. Atkinson
Edition: 4, revised
Published by W.C. Brown & Benchmark, 1993 Counseling American Minorities: A … – Google Book Search
Counseling American Minorities: A Cross-Cultural Perspective
By Donald R. Atkinson
Edition: 6, revised
Published by McGraw-Hill, 2003
Counseling American Minorities: A … – Google Book Search
Racial identity theory: applications to individual, group, and organizational interventions
By Chalmer E. Thompson, Robert T. Carter
Published by Lawrence Erlbaum Associates, 1997 Racial identity theory: applications … – Google Book Search
Practicing multiculturalism: affirming diversity in counseling and psychology
By Timothy B. Smith
Contributor Timothy B. Smith
Edition: 3, illustrated
Published by Allyn and Bacon, 2004
Original from the University of Michigan
Digitized 23 Aug 2007 Practicing multiculturalism … – Google Book Search
The Influence of Race and Racial Identity in Psychotherapy: Toward a Racially Inclusive Model
By Robert T. Carter
Edition: illustrated
Published by John Wiley and Sons, 1995 The Influence of Race and Racial … – Google Book Search
The Center for the Study of Technology in Counseling and Career Development MULTICULTURAL ISSUES BIBLIOGRAPHY COMPUTER-ASSISTED CAREER GUIDANCE:
Derald Wing Sue, Professor of Psychology and Education, Publications Teachers College – Columbia University: Faculty
Queer teori
Posted in QUEER POLİTİKA on Mart 23, 2009 by mıro mondoGösteriselliğin derinleştirdikleri üzerine feminist tartışmalar | Kaos GL
Milk ve Güneşi Gördüm
Posted in QUEER POLİTİKA on Mart 23, 2009 by mıro mondo



Brokeback Mountain filminin yapimi, genis bir sekilde pazarlanasi ve basarisi da Bati’li medyanin ilerici kesimlerinin, ataerkil heteroseksuel kimligin hegemonyasi disinda durabilme cesaretini artik bulabildiklerine isaretti.
Genellikle maco rolleriyle de olsa toplumu zorlayan radikal konulari disleyen Sean Penn, Milk filmiyle kazandigi Oscar’i alirken yaptigi konusmayla Queer politika yapmistir. Ayni sekilde filmin yonetmeni de LGBTQ haklarinin iadesinin kacinilmazligini dile getirmisitir. Sean Penn Amerika’daki queer kesim tarafindan “Queer Sean Penn” atifiyla onurlandirilmistir.
On yil oncesine gore Hollywood’un buyuk yol katettigini gormek cok sevindirici oldugu kadar, Turkiye’de de birseylerin kipirdamaya baslamasi cok umitlendirici… Ben ‘Gunesi Gordum’ u izlemedim, fakat Hurriyet Kelebek yazari Mevlüt Tezel’e gore: “…gey’lerin haklarını bu kadar cesurca savunan, cinsel ayrımcılığa karşı sert söylemleri olan başka bir yerli film daha önce hiç izlemedim… “
Kadir Inanir’in “bize yakismaz” diye kesip atmasinin ardindan uzun bir zaman gecmemesine ragmen, Mahsun Kirmizigul ne kadar cesaret gosterebilmis izleyip gorecegiz.
Medyada LGBTQ rol modelleri
Posted in QUEER POLİTİKA on Mart 23, 2009 by mıro mondoGeylerin medyadaki temsilinin düşündürdükleri | Kaos GL
Sevgili Elif,
Ataerkil heteroseksuelligin egemen oldugu toplumlarda var olabilmek icin, kadini ve LGBTQ’leri otekilestirme/dislamanin cok kati calisan temel bir psiko-sosyal dinamik olduguna katiliyorum. Kendinden farkli olanlari korkuyla ve bir tehdit olarak algilamayi asabilmek icin, bireyin kisilik olusturma surecinde yasadigi gruplasma ve otekilestirme/dislama dinamigini bilincli bir secimle kirmasi gerekir.
Bu bilincli secimi yapabilmek ozguven ve cesaretle pozitif orantilidir; yani ozguven ve cesaret olmadan kisi bu secimi yapamaz. Inancim, insanligin yeryuzundeki hareketliligi sayesinde; hareket etmiyen ve ettirilmiyenlerin de gelisen kitle iletisim araclari etkisinde; farklilik, cesitlilik ve cogulculugu benimseyecegidir. Bu, zor ve uzun bir surec olacaga benziyor, fakat sonuc cekilen sancilara degiyor.
Erkeksi gaylerin gorunurlugu arttikca, feminen olanlara kiyasla daha buyuk bir tehdit olarak algilanacaklarina ve homofobinin esas odagi olacaklarina katiliyorum. Fakat Turkiye’de bugun anonim homofobik siddete, gorunurlugu cok belirgin olan ve istense de saklanmasi zor olabilen feminen erkekler magdur olmaktadir. Ayrica toplumlarda artan LGBTQ’lerin sayisi degil gorunurlugudur. Sayilarimizin arttigi soylemi korku bazinda yukselmekte ve bizlere bir tehdit olusturmaktadir. Bu soyleme kendimiz de ses vermiyelim lutfen.
Son 10 yil icerisinde bati Avrupa ve diger bati kulturune sahip ulkelerdeki medyada feminen olmayan gay rol modelleri gittikce artmaktadir. Nitekim Birlesik Krallik(UK)’taki en muhafazakar TV dizilerinden biri olan Coronation Street’te dahi, kisa sureli de olsa ki bu aylar surmustur, hic de feminen olmayan bir gay iliski konu olmustur. Brokeback Mountain filminin yapimi, genis bir sekilde pazarlanasi ve basarisi da Bati’li medyanin ilerici kesimlerinin, ataerkil heteroseksuel kimligin hegemonyasi disinda durabilme cesaretini artik bulabildiklerine isaretti.
Genellikle maco rolleriyle de olsa toplumu zorlayan radikal konulari disleyen Sean Penn, Milk filmiyle kazandigi Oscar’i alirken yaptigi konusmayla Queer politika yapmistir. Ayni sekilde filmin yonetmeni de LGBTQ haklarini savunmustur. Sean Penn Amerika’daki queer kesim tarafindan “Queer Sean Penn” atifiyla da onurlandirilmistir.
Queer terimler
Posted in QUEER POLİTİKA on Mart 23, 2009 by mıro mondo
Sevgili Elif arkadaşım,
Yazını ve dile getirdiğin soruları büyük bir ilgiyle okudum. Bu konuları burada tartışmaya açmana çok sevindim!
Gittikçe küçülen dünyamızda ortak bir kültürün oluşmasına doğru ilerlediğimiz için yeni terimler üretmemiz yerine; Feminizim’le olduğu gibi, Queer vb terimleri dilimize katmamız farklı dilleri konuşan insanların iletişimine daha katkılı olacaktır. Queer ve LGBTT gibi terimler ve akronimler hale hazırda uluslararası alanda kullanılıyor ve anlaşılıyor.
Ayrıca Queer Theory = Eşcinsel Teori yaklaşımı, çok yaygın olarak kullanılan Eşcinsel = LGBTT gibi çok çelişkili ve sınırlıdır. Eşcinsel terimini bütün LGBTT’leri kapsayacak şekilde kullanmak, sanırım bütün LGBTTI’lerin eşcinsel arzu ve/ya ilişki yaşadıkları düşüncesi bazındadir ki bu böyle değildir. BTTI vb olmak eşcinsel yönelimli olmak ve/ya eşcinsel ilişkide bulunmakla eşit olmadığı gibi, her biri tamamen ayrı birer cinsel kimlik ve cinselliği yaşama şeklidirler.
Eşcinsel = LGBTT diye dile getirmeye devam etmekle, Eşcinsel terimini kimlik unsurundan ayırtıp salt cinselliği yaşama şekli olarak lanse etmiş oluyoruz. Bu da hem kendimizi hem de toplumu, kimliklerimizden çok cinselliğimiz üzerinde odaklaşmaya götürüyor; ve yaşadıklarımızın algılanışını yalınlaştırıp basitleştirmesinin sonucunda cinsel ayrımcılığın körüklenmesine katkı koyuyor.
Senin de belirttiğin gibi kendi kimliğimizi ve kültürümüzü, hale hazırda var olan Queer gibi akımlarla yüzleşerek geliştirebiliriz. Ayrıca kendi akımlarımızı ürettiğimizde, haliyle onları da kendi kültürümüzden kaynaklanacak veya üretilecek terimlerle adlandırabiliriz.
Dileğim, bu tartışmalara katılımın artmasıyla değindiğin ilginç konuları irdeleyebilmemiz; LGBTTQ kimlik ve kültürümüzü geliştirmemiz.
(İngiltere’de doktora yapıyorsun sanırım. Manchester Üniversitesinde Queer Studıes dersleri veren arkadaşım Chrıstıan Klesse, doğu Avrupa’da oluşmakta olan Queer akımlarla da ilgileniyor ve biraz Türkçe de konuşuyor. Eğer tanışmıyorsanız, belki iletişim kurmak istersin diye bahsetmek istedim)
Dostlukla ve sevgiyle
![[lollipop sign: “HRANT için Adalet için”]](http://www.math.metu.edu.tr/%7Edpierce/travel/2008/hrant-icin-tr.jpg)

![[lollipop sign: “ji bo HRANT ji bo dad ê”]](http://www.math.metu.edu.tr/%7Edpierce/travel/2008/hrant-icin-kr.jpg)
![[lollipop sign: “for HRANT for justice”]](http://www.math.metu.edu.tr/%7Edpierce/travel/2008/hrant-icin-en.jpg)





